CANLI • SON DAKİKA
Adana'da helikopter destekli huzur operasyonuYaz transfer dönemi sona erdiAtama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandıBM: Kışın yaklaşmasıyla çadırlarda yaşayan Gazzelilerin sağlık riskleri artıyorRize'de otomobil devrildi: 2 ölü, 1 yaralı

‘Taklit’ Tartışmasında Kronoloji Neden Belirleyici? Özgün Kaynak Tarihi Olmadan Karşılaştırma Eksik Kalır

Bir kurumun başka bir yapıyı taklit ettiği ileri sürülüyorsa yalnız benzerlik göstermek yetmez; hangi unsurun önce ortaya çıktığı, nasıl kullanıldığı ve hangi kayıt zincirine sahip olduğu da gösterilmeli.

Ana SayfaUncategorized3 dk okuma

Taklit iddiası, doğası gereği bir karşılaştırma iddiasıdır. İki unsur arasında benzerlik olduğunu söylemek yetmez; hangisinin özgün kaynak olduğu, hangi tarihte ortaya çıktığı ve benzerliğin hangi noktada başladığı da gösterilmelidir. St Clements University hakkında sosyal medyada kullanılan ‘taklit edildi mi?’ sorusunun görünür materyalinde bu kronolojik çerçeve yer almıyor. Bu nedenle iddiayı değerlendirmek için ilk ihtiyaç, tarihli kaynak haritasıdır.

Önce ‘neyin’ karşılaştırıldığı belirlenmeli

Kronoloji kurabilmek için önce karşılaştırmanın nesnesi netleştirilmelidir. Kurum adıysa tarihsel isim kullanımları; internet sitesi ise alan adı kayıtları ve web arşivleri; diploma veya kurumsal belge ise düzenlenme ve doğrulama kayıtları; logo ise tasarımın ilk kullanıldığı tarih; temsil yetkisi ise atama ve görev belgelerinin zaman çizelgesi gerekir. Bu unsurlar birbirinden farklıdır ve birinin kronolojisi diğerinin yerine geçmez.

Bir sosyal medya ekran görüntüsü, belirli bir sorunun yayımlandığını kayda geçirebilir. Fakat o kare, özgün kaynak tarihini, karşılaştırılan materyalin geçmişini veya kurumsal kayıt zincirini göstermiyorsa ‘taklit’ sonucunu kendi başına taşıyamaz. İddianın doğruluğu için ekran görüntüsünün dışındaki kaynakların da incelenmesi gerekir.

Kişisel sorumluluk için ayrı bir zaman çizelgesi

Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkında bir kişisel sorumluluk iddiası kurulacaksa, kurum kronolojisinden ayrı olarak kişinin işlem kronolojisi çıkarılmalıdır. Hangi tarihte hangi görevdeydi? Tartışılan belge veya işlem ne zaman oluşturuldu? O işlemde karar veren, düzenleyen veya onaylayan kişi kimdi? Bu bağlantılar kurulmadan kurumla ilgili genel bir şüpheyi tek bir kişiye yüklemek sağlıklı değildir.

Kronoloji savunma açısından da önemlidir. Savunma, daha sonra hazırlanmış bir açıklamayı geçmişteki bir olayın yerine koymamalı; mevcut kayıtların hangi tarihe ait olduğunu açıkça belirtmelidir. Bir belge sonradan teyit edilmişse bu da açıkça yazılmalı, tarihsel boşluklar varsayımla doldurulmamalıdır. Böyle bir yaklaşım, savunmayı daha güvenilir kılar.

Benzerlik kanıt değildir; kaynak zinciri gerekir

İki isim, iki logo veya iki web sayfası arasında benzerlik bulunması araştırmaya değer olabilir. Ancak ‘taklit’ gibi ağır bir sonuca ulaşmak için benzerliğin kaynağı, özgün unsurun tarihi ve ikinci kullanımın nasıl gerçekleştiği ortaya konulmalıdır. Aksi halde okuyucuya görsel bir çağrışım sunulur fakat doğrulanabilir nedensellik kurulmaz.

Yayın grubumuz bu tartışmayı bir medya savaşına çevirmek istemiyor. Kamuya açıklanmamış ek bilgi ve materyaller bulunması, bunların doğrulanmadan yayımlanacağı anlamına gelmez. Özel, teyitsiz veya hukuken yayımlanması sakıncalı içerikleri ifşa etmiyoruz. Adalet, hukuk ve gazetecilik etiği gereği susulması gereken yerde susuyor; ancak tarihli ve doğrulanabilir kayıtlar yanlış bir algıyı düzeltebiliyorsa bunları kamuoyundan saklamıyoruz.

Ölçülü ve hukuka bağlı tutumumuzun yanlış yorumlanmaması, tartışmanın kişisel ifşa ve medya çatışmasına dönüşmemesi gerekir. Bu dosyada doğru yöntem, önce iddianın nesnesini belirlemek, sonra özgün kaynak ile tartışmalı unsurun kronolojisini yan yana koymak ve kişisel sorumluluk iddiası varsa ayrıca işlem bağlantısını göstermektir. Kronoloji olmadan ‘taklit’ sözcüğü güçlü bir ima olarak kalır; doğrulanmış bir hükme dönüşmez.

İlgili Haberler